[ google-site-verification: google096b424537a64561.html googlecb521646d1f4a805.html] google-site-verification: google096b424537a64561.html
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pkemal?ref=tn_tnmn
Kemalettin Şanlı / GEZİ YORUM > Backpacking > Tours Biking > Trekking                                                                                                             Backpacking - Trekking - Tours Biking       
BİSİKLET TURLARIM

MYSORE Gezi Hindistan



MYSORE, Hindistan Gezi

21-23 Ocak 2008 Pazartesi...

   Hassan'dan 90 kilometrelik otobüs yolculuğu ile tarlalar arasından Mysore'a geldim. Yolculuk yerli insanların arasında, aralıklı hoş muhabbetlerle geçti. Bizim yetmişli yıllardaki halk otobüslerinin konforunda bir yolculuk... Mesafeye göre 47 Rs tutan ücretimi öderken bizim ülkemizden çok ileri bir teknolojiye tanık oldum. Görevli, elinde bilet yerine geçerli bir fiş veren elektronik mobil cihaz kullanıyordu.

Mysore'da derhal bir otele yerleşip kendimi sokağa attım. Akşam üzeri iş dönüşü kalabalıklaşmış bir pazar yerine daldım. Telaş içinde insan kalabalığı. İğne atsan yere düşmez, ama bu kalabalığa rağmen insanı yormayan bir atmosfer var. Hiç bir pazarcı çığırtkanlık yapıp bağırmıyor. 

Pazardan 10 rupi (25 cent) ödeyerek bir edet ananas ve birer rupiden on adet  küçük parmak muz aldım. Bir kilo kadar gelir. On rupi 20-25 cent falan ediyor. (0,25 $) Pazardan çıkıp bakkala girdim. Ekmek, yumurta ve iki tane -%7.5 alkol- strong bira ile çıktım. pazar esnafı ile bol bol resim çekildik. Gırgır şamata hava iyice karadığında otele ancak döndüm.

Çok yataklı bir hostel odası bakmak için zamanım kısıtlıydı. Aslında öyle yerlede konaklamak daha da ucuza denk geliyor... Sırt çantamı acele ile resepsiyona bırakıp odalara bakmamıştım. Pazarlık sonunda 200 rupi fiyata anlaştığım otel odası hayal kırıklığı yaşattı. Hiç moralimi bozmadım. Hemen kendi çarşafımı serip Yastık kılıfımı değiştirdim. Gece uyku tulumumu da yorgan yaptım mı tamam.

                                                       ***
Mihraceler kenti Mysore'un köhne bir otel odasında gıcırdayan somyanın üzerinde kurduğum tropikal ağırlıklı meyvelerle renklenmiş çilingir soframın başında geçirdiğim huzurlu bir gecenin sabahındayım. Dün akşam yaptığım banyonun ardından bir de sabah banyosu yapıp güzel bir kahvaltı ediyorum. Su ısıtıcımda iki tane yumurta kaynattım. Peynirim yok. Yanında biraz salatalık ve domates var. Domatesi şişe suyumla güzel yıkayıp tüketiyorum. Hindistan'da çeşme suyunu asla kaynatılmadan kullanmamam gerektiğinin bilincindeyim.

Enerjim oldukça yerinde... Sabah saat dokuz buçuk gibi otelden çıkıp şehre daldım.
Mysore, Karnataka eyaletinin üçüncü en büyük kentidi. 1399-1947 yılları arasında Maisur Krallığı'na başkentlik yapmıştır. Bir kaç küçük tapınak gezdikten sonra caddelerde dolaştım. Trafikte yolun ortasında oturmuş inekler, falcılar, koku satanlar, niyet çektirenler... Tüm renkliliği ile cıvıl cıvıl kalabalık bu Hindistan kentini o caddesi senin bu caddesi benim dolaşıp durdum. Başımı çevirdiğim her yerde daha önce hiç görmediğim şeyllerle karşılaşıyorum. Resim çekmeye yetişemez, iddaa ediyorum yorulursunuz. Maceracı olun, tozdan topraktan korkmayın ve buralara mutlaka -ama mutlaka- gelin...

Şehrin en görülesi noktası Krallık Sarayı (Jaganmohan Palace) sabah gittiğimde kapalıydı. Küçük yapılı  beyaz bir atın çektiği rikşaya binip tekrar saraya geldim. Pazarlık sonucu 15 rupi ödeyeceğimi bir kağıda yazdırdım ve cebime koydum. Buna rağmen amcam 30 rupi istiyor. Ulan beş dakika içinde insan nasıl olur da kendi yazdığı rakamı unutur. Kağıdı çıkarıp 15 rupiye anlaştığımızı söylüyorum. Ama adam hazırlıklı. başka yalanla saldırıyor. Neymiş efendim, rikşa iki kişilikmiş ama o tek kişilik fiyat vermiş. Evet rikşa iki tekerlekli alçacık tavanlı sürücünün hemen arkasında iki kişilik koltuğu olan minik bir araç...İri kalçalı bir kişi ancak sığabilir. Acaba şişman birileri bindiğinde duble fiyat mı istiyordur?

Yok canım 30 rupiyi bayıldım sanmayın. İsterse polise gidebileceğimizi söyleyince 20 rupi istedi. Önceden bozuk param hazır olmasa bütün paranın üzerini almakta güçlük çekebilirdim. Hindistan'da özel taşıma araçlarını kullanırken pazarlık edin ve anlaştığınız fiyatı bir kağıda latin harfleri ile yazdırın.Hizmet tamamlanmadan para ödemeyin. İtilaflı alış verişlerde para üstüne yatmaları mümkün olabileceği için tam para ile ödeme yapın.

Saraydan sonra tren istasyonuna gidip yarın için Banglore'a biletimi aldıktan sonra. günümü internet kafede geçirdim. Türkiye ile görüştüm. bir kaç resim gönderdim. Derken akşam olmuş. Bugün belki yolculuk yapar geceyi trende geçiririm diye düşündüm. Bu yüzden sabah check out yapıp çantamı resepsiyonda bırakmıştım. Otele giderken kendime başka bir kalacak yer buldum. Burada karma yatak iki dolarken, iki kişilik özel odayı tek kişi için üç dolara verdiler. Odada sadece lavabo var. Tuvalet ve banyo ortak. Banyo için sıcak su istersen kova ile satıyorlar. Kovası 40 cent (0.40 $)
Ben banyo yapmayı düşünmüyorum. Yapacak olsam da sıcak suyun kova ile satıldığı bu tür ucuz yerlede her defasında soğuk su ile yıkanmışımdır. Çeşmelerden akan sular zaten ılık... Vantilatörsüz yatılmayacak kadar sıcak bir havada kaynar suyla ne işim olur?
                                                                               ***

Dün gece sadece bir tek bira içtim. Yan odamda kalan Japon çift ile tanıştım. Terasta onlara kahve ikram ettim. Tabi ki yanımda taşıdığım küçük su ısıtıcısını kullandım. Arkadaşlar bu akıllı techizatıma bayıldılar. Hindistan'da çok popüler olmuş şehirler dışındaki hostel veya otellerde Avrupa'da olduğu gibi mutfaklar yok. Bu hünerli aletim sayesinde her zaman çayım, kahvem ve haşlanmış yumurtam var demektir. Ama unutmayın ki her türlü elektrik aletinizin kullanımı için bu ülkedeki pirizlere uygun bir adaptör bulundurmanız faydalı olacaktır.(Uluslararası Seyahat Adaptörü Rehberi)

Erken saatlerde şehir içine daldım. Mahalle yaşamını daha yakından  gözlemlemek için dar sokaklara kadar girdim. Evlerin ve bazı işyerlerinin önü süpürülmüş. Güne başlarken kapı önlerinde yere boya tozlarıyla çok değişik motifler çizmişler. Bu motiflerin çoğu yerler süpürüldükten sonra ıslak zemine toz kireç tozuna benzer boya serpilerek yapılmış. Kimi mekanlarda ise bu işlemeler kalıcı boyalarla çizilmiş. Bereket ve huzur getireceğine inandıkları rituel bir inanç olsa gerek... Bunu Google Amca'ya sormak gerekiyor. 

Bilur'da gördüğüm Chennahkeseva Tapınağı'ndan sonra yine bir Keseva Tapınağı için bugün Banglore'a kalkacak olan tren saatime kadar Mysore'un 35 km doğusundaki Somanathapura'ya gitmek üzere son derece salaş bir toplu taşıma otobüsüne bindim. Yan camlar yok... Yağışların olmadığı mevsim sıcaklarında neredeyse tüm araçlar cam kullanmıyorlar.

Rengarenk sarilerin içinde alınları noktalı bir sürü hurinin içindeyim. Bekar bayanlarda siyah, evlilerde kırmızı olarak kullandıkları bu noktalara "Bindi " deniliyor. Hindu inançlarına göre, alnın orta kısmı, ruhun insan vücudundaki yeri ya da üçüncü gözün bulunduğu yer olarak kabul ediliyor. Meditasyon halinde yaşam süren Hintliler, alınlarının ortasında olan " Bindi "’nin açılmasını ümit ederler. Yani bir anlamda bilinçaltı ve bilinç üzeri inançlarına göre bir bütün olacaktır. Bu noktacıklar ruhsal yolculuğun da simgesidir. Bindi' ler yapıştırma şeklinde süsler olabildiği gibi kırmızı işaret veya sandal ağacı macunu ile de yapılabilmektedir. Hindistan'a gelen yabancı bekar kadınlara pek çok yerde karşılaşacakları bu toz boya ikramını geri çevirmeyip alınlarını işaretlemelerini tavsiye ediyorum. Kısmetiniz açık olsun!

Buradaki Somanathpura Chennakeseva Tapınağı, Bilur'daki Chennakeseva Tapınağı gibi benzer mimaride yapılmış bir Hoysala eseri... Neredeyse bin yıllık bir tarih ile karşı karşıyasınız. Ayakkabılarınızı çıkarmak zorunda olduğunuz tapınaklarda çıplak tabanınızın sizden asırlar öncesi birilerinin bastığı yerlere değiyor olması heyecan  vericidir. Bunu  hissedereseniz inanmadığınız bir dinin tapınağında bile  ruhunuzun huzur bulmasını garanti edersiniz. Pek çok insanın pis bulup da " Ne işin var oralarda?" diye sorguladığı Hindistan'da olmanın sebeplerinden biri de budur... 

Hoysala İmparatorluğu ve o dönemin mimarisi hakkında (Hoysala mimarisi - Wikiwandbu linkten bilgi edinmenizi öneririm. Aynı zamanda hint inanışı ve Tanrılar hakkında da bilgileneceksiniz. Nirvana'ya ulaşmaya kalkışmak sizin bileceğiniz iş!.. Pişman olur da geri dönmek istediğinizde bir engel yoksa neden olmasın?

Tekrar Mysore'a dönüp hemen otele daldım. Çantamı kapıp tren garına gidecektim. Otelde kırmızı giysileri ve kazınmış dazlak kafalarıyla iki Çinli budist rahip ile tanıştım. Tren istasyonuna giderken de yolu karıştırmamak için garanti olması maksadıyla adres sorduğum bir trafik polisinin isteği beraber fotoğraf çektirdik. Neşeli bir günün ikinci yarısında Bangalore'a yapacağım 200 km kadar tren yolculuğu için kompartımandaki yerimi aldım.

Maceraya devam... Ver elini Bangalore! 


Yedi ülkeyi kapsayan 92 günlük UZAKDOĞU GEZİSİNİN (İran,Hindistan,Nepal,Tayland,Kamboçya,Vietnam,Laos)

Devamını okumak için tıklayınız >>> Bangalore

"Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır!" Başkalarının da yararlanmasını sağlamak için aşağıdaki modülleri kullanarak YORUM yapabilir, FACEBOOK'da paylaşabilirsiniz!